Bilimsel Araştırma Nedir ? - Kadir KÜÇÜK
Uncategorized

Bilimsel Araştırma Nedir ?

Abone Ol 

Bilimsel Araştırma Sürecinin Gerekçeleri

İnsan bilimsel faaliyette bulunurken önce “ne” sorusunu sorarak analiz birimi yaptığı şeyi tanımaya çalışır. Daha sonra “nasıl” sorusunu sorarak görünürdeki gerçekliğin tasvirine (betimlenmesine) yönelir. En son aşamada ise “nedir” sorusunu sorarak görünür gerçekliğin ötesine uzanmaya çalışır. İlk iki soru nicel araştırmanın genel mantığına, son soru ise nitel araştırmaların temel kavrayışına uygundur. Nicel araştırmalardaki sorulara verilen cevaplar çoğu zaman hakkında bilgi verdikleri şeyin başka türlü de olabileceğini (olumsallık) kabul etmeyen türden sorulardır. Nitel araştırmalar ise sübjektif, inşacı ve yorumsamacı yaklaşımın gereği olarak her tür olumsallığa elverişli yorumlamaya uygundur. Zira insan davranışlarının tümü deney ve gözlem ile doğrulanamadığı için, bu amacını “dil analizi” üzerinden gerçekleştirmeye çalışır. Dil gibi esnek bir alanda çalışmak aslında anlamın yeniden inşasından başka bir şey değildir.

Bilimsel araştırma bir sorunun farkına varılması, kavranması ve sistematize edilmesi, varsayımlar oluşturulması, araştırma tekniğinin seçimi, veri toplama tekniğinin belirlenmesi, verilerin toplanması, verilerin çözümlenmesi, çözümlerin yorumlanması ve rapor yazılması aşamalarını içerir. Teorik olarak, bilimsel araştırma süreci beş aşamada gerçekleştirilir. İlk aşamada, üzerinde düşünülen yahut çözülecek problem tanımlanır. İkinci aşamada, daha önceki bilimsel teoriler ve bulgular çerçevesinde problem yeniden formüle edilir. Üçüncü aşamada, problemin çözümüne ilişkin hipotezler geliştirilir. Dördüncü aşamada, hipotezlerin sınanabilmesi için gerekli sınama usulleri belirlenerek gerekli veriler toplanıp gözlemler yapılır. Beşinci aşamada ise, verilerin hipotezi doğrulayıp doğrulamadığı sınanır. Hipotez doğrulanırsa mevcut teorinin açıklayıcı olduğu kabul edilir, doğrulanmıyorsa hipotez yanlış kabul edilerek reddedilir ve yeni hipotezler geliştirilir. Bunun için nitel araştırma problemi ve alt problemiyle hipotez oluşturulmaya çalışılır.

Bilimsel araştırma süreci araştırma konusunun belirlenmesinden araştırmanın raporlaştırılmasına kadar geçen aşamaları ifade etmektedir. Bu süreçte önce araştıranın konusu belirlenir, sonra nicel araştırmalar için hipotezler, nitel araştırmalar için araştırma soruları (problemleri) geliştirilir. Değişkenler tanımlanır, ana kütle ve örneklem belirlenir, deney serimi yapılır, veriler toplanır ve analiz edilir, analiz sonuçları yorumlanır ve çeşitli önerilerde bulunularak araştırma tamamlanır. Araştırma sürecinde ölçme veya karşılaştırma yönteminden yararlanılır. Bilimsel araştırma sürecinin uygulama kısmı üç aşamada ele alınabilir. Bunlar; hazırlık, sınama ve yorumlama aşamalarıdır.

Hazırlık aşaması: Bilimsel çalışma öncesi hazırlıkları kapsar. Araştırmadan anlamlı sonuçlar çıkarabilmek için bu aşamadaki işlemleri titizlikle yerine getirmek gereklidir. Hazırlık aşamasında iki basamak yer almaktadır. Hazırlık aşaması zihinsel düzlemdeki hipotez geliştirme aşamasına, sınama aşaması ise gözlem aşamasına karşılık gelir. Yorumlama her iki alanda elde bulguların bilgiye dönüştürülme sürecidir. Hazırlık aşamasında iki basamak yer alır. Bunlar; kavramsal çerçevenin ve araştırma tekniklerinin belirlenmesidir. Kavramsal çerçevenin belirlenmesi şu aşamalardan oluşur:

  • Olay ve olguları gözleme ve konuyu seçme,
  • Belgesel gözlem, yaklaşım ve teorileri inceleme,
  • Literatür taraması,
  • Varsayımların belirlenmesi,
  • Kavramsal çerçevenin oluşturulması,
  • Hipotezlerin belirlenmesi.

Her araştırma bir araştırma sorusuyla başlar. Çevredeki olayları kabaca gözleyerek, üzerinde düşünerek tek tek ya da süreklilik gösteren olaylar dizisi ve süreçler üzerinde bir bakış kazanılır. Gözlenen olay ve olgular dizisinden ilgi duyulanları belirleyerek araştırılmak istenilen konu sap tanır. Araştırma konusu seçildikten sonra söz konusu konuya ilişkin yapılan araştırmalar, incelemeler, belgeler incelenerek değerlendirilir.

Araştırma konusunun ve sorunun belirlenmesi konu ya da sorunun “kuramsal yapı ile ilişki”sinin kurulması ile mümkündür. Bunun için araştırmacı kendi bilim alanındaki temel yaklaşım ve kuramlar genel hatlarıyla da olsa bilmelidir. Mevcut yaklaşım ve kuramların güçlü ve zayıf yönlerinin neler olduğunun bilinmesi önemlidir. Bir sonraki adımda varsayımlar(sayıltılar) oluşturulur. Sosyal bilimlerdeki varsayımlar matematikteki “postulat”lara karşılık gelir ve kavramsal modelin kurulmasında ö nemli rol oynar. Varsayımlar daha önceki araştırmalarda “öyle olduğu belirlenmiş ifadelerdir. Örneğin Türkiye’de kentleşmenin kadınların siyasal katılımına etkilerini araştırırken, kentleşme var mıdır yo k mudur gibi sorulara yanıt aranmaz. Türkiye’de kentleşmenin varlığı bir varsayım olarak alınır ve varlığı kabul edilen bu etkinin kadınların siyasal katılımı üzerindeki etkilerini ortaya koymaya çalışan hipotezler kurulur.

Nicel yönteme dayalı araştırmaların önemli aşamalardan biri hipotezlerin belirlenmesidir. Belli bir hipotezden başlanılmazsa ne aranacağı bilinemeyeceği için toplanan veriler sadece veri yığını olarak kalır. Hipotezler bir kuram ya da kavramsal çerçeveye dayalı olarak oluşturulur. Hipotezler kavramsal çerçeve ya da değişkenler arasında var olduğu tahmin edilen ilişkilerin gerçekte o lup olmadığını anlamak için hazırlanır. Bir araştırma belirli bir yapısal süreci takip eder, süreç konuya ve araştırmacıya bağlı olarak değişebilse de, aşağıdaki adımlar genellikle hem temel hem de uygulamalı araştırmalarda takip edilen bir yöntemdir. Yukarıda genel hatlarıyla zerinde durulan araştırma sürecini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.

Araştırma konusunun/amacının belirlenmesi: Araştırma konusu rastgele bir konu değildir; konu literatürdeki boşluğu dolduran bir konu olmalıdır. Literatürdeki boşluğu belirlemek için konuyla ilgili çok sayıda literatürün okunmasını gerekir. Araştırma konusunun mevcut bilgilere yenilerini katma potansiyeline sahip olması, açıklama, keşfetme, kontrol etme ve örneğinde bulunma amacına hizmet eden bir konu olmalıdır. Araştırmanın amacı, söz konusu araştırmanın “niçin” ve “hangi” amaçla yapıldığının açık bir şekilde ifade edilmesidir. Amaç, araştırma konusunu oluşturan sorunun ne olduğu ile ilgilidir. Bir araştırmanın birden fazla amacı olabilir, amaçlar iyi tanımlanmadıkça, araştırma sürecinde kullanılacak bilgi kaynakları ve analiz tekniklerinin seçiminde sorunlar yaşanabilir. Genel olarak bilimsel araştırmalarda üç tür amaç vardır. Bunlar; keşfetme, tanımlama ve açıklamadır:

Keşfetme; bilimsel araştırmaların çoğu bir konunun keşfedilmesi veya konuya temel bir farkındalık yaratma ile ilgilidir. Tanımlama; ne, nedir, nasıl çalışır, ne yap ar ve nedendir gibi sorulara cevap aranır. Burada temel amaç, konunun özel yönlerini veya unsurlarını tanımlamaktır. Tanımlama amacı taşıyan araştırmalara, tanımlayıcı veya betimleyici araştırma denir. Açıklama; bu tür araştırmanın temel amacı belli bir konuda açıklama yapmaktır. Değişkenler arasında varsayılan ilişkileri sınamak amacıyla yapılan nicel araştırmalar, açıklama amacı taşıyan araştırmalardır.

Araştırmanın probleminin belirlenmesi: Bilimsel araştırmalar uygun bir araştırma sorusu veya problemi ile başlar. Bir araştırma problemi, doğal ve toplumda açıklanmasında ve yorumlanmasında güçlük çekilen bir durumla karşılaşıldığında ortaya çıkar. Her problem, araştırmacılar için araştırılmaya değer görülmez veya araştırma için gerekli kaynakların sınırlı olması nedeniyle araştırma konusu olarak belirlenemez. Araştırmacılar çalışmak için her zaman bir problem tanımlamak zorunda değildir, bazen kendilerine ilginç gelen veya entelektüel bir istekle bir araştırma alanı seçip bunun üzerine odaklanabilirler. Araştırma problemi seçiminde dikkat edilmesi gereken genel ve özel bazı ölçütler vardır. Genel ölçütler; çözülebilirlik, önemlilik, yenilik ve yerleşik etik kurallara uygunluktur. Özel ölçütler ise, araştırmacının yeterliği, yöntem ve teknik yeterlik, veri toplama, zaman ve olanak yeterliği ve ilgi yeterliğidir.

Araştırma yöntem ve tekniklerin seçilmesi: Bu aşamada araştırmacı Önce ne tür bir araştırma yapacağını tespit eder. Daha sonra kendi teorik yaklaşımına uygun bir araştırma yöntemini belirler. Son olarak, yöntemsel yaklaşımına uygun gözlem, deney, test, anket ve mülakat gibi teknikler kullanır. Araştırmanın yöntemi, araştırmanın nasıl bir yo l izlenerek gerçekleştirileceğini açıklayan bölümdür. Araştırma yönteminin araştırma problemine ve araştırmanın amacına uygun olması gerekir.” Araştırma yönteminin belirlenmesi, araştırma probleminin soyuttan somuta dönüştürüldüğü ve problemin nasıl çözüleceğine ilişkin kararların verildiği aşamadır. Bu aşamada, araştırma sorularında veya hipotezlerde yer alan değişkenlerin nasıl ölçüleceği konusuna odaklanılır.

Araştırmanın evrenin belirlenmesi ve örneklem seçimi: Araştırma evreni araştırmanın yapılacağı genel (hedef) evreni, Örneklem ise o evrenden alınan kesiti ifade eder. Bu aşama araştırmada verilerin hangi birimlerden elde edileceğinin belirlendiği aşamadır. Bu aşamada öncelikle araştırma konusu gereği evrenin ( anakütle ) tanımlanması gerekir. Her araştırmanın belli bir genel ve çalışma evreni vardır. Bu evren, gerçek olabileceği gibi kuramsal da olabilir. Evren genel olarak verilerin kaynağını gösterir. Araştırmacının evrene tam olarak ulaşması mümkün olmadığı durumlarda araştırma evreninden belli bir kesitin çalışma evreni olarak belirlenmesi gerekir. Belirli bir evrenden belirli kurallara göre seçilmiş ve seçildiği evreni temsil ettiği kabul edilen daha küçük sayıdaki obje veya fertlerin oluşturduğu gruba örnek” adı verilir. Bir evrenden amaca uygun örnek seçme işlemine “Örnekleme ve seçilen örnek modele de ” örneklem ” adı verilir.

Veri toplama: Veri, araştırmalarda sonuca varmak için gerekli işlenmemiş bilgi girdileridir. Araştırmanın örneklem grubundan elde edilen verilerin çözümlenmesi ve yorumlanması, bilimsel bilginin sürecinin en ö nemli boyutunu oluşturur. Bilimsel araştırmalarda gözlem, anket ve görüşme örneklem grubundan elde edilen verilere birincil kaynak verileri adı verilir. İkincil verilen, bilimsel araştırmalara başlamadan önce mevcut olan verilerdir. Örneğin resmi belgeler, kamu ve özel kurum ve kuruluşların istatistiksel raporlar, arşiv ve belgeler, yayınlanmış kitaplar ve makaleler ikincil kaynaklardır. Veri toplama aşamasında öncelikle, kullanılacak veri toplama teknikleri belirlenir. En çok kullanılan veri kaynakları, insanlar, belgeler, canlı, cansız ö teki varlık ve kalıntılardır. Araştırılan konuya olan fiziki yakınlıklarına göre veri kaynakları birincil ve ikincil veri kaynakları olmak üzere iki grupta toplanabilir. Birincil veri kaynakları araştırılan konuya fiziki olarak en yakın o lan veri kaynaklandır. Araştırılmak istenen bir olayı bizzat yaşamış biri veya bir eski eser kalıntısı birincil veri kaynağıdır. İkincil veri kaynakları ise, genel olarak önceden derlenmiş verilerin amaca uygun olarak tekrar düzenlenip kullanılmasını ifade eder. Bu kaynaklar, birincil veri kaynaklarındaki bilgilerden yararlanılarak oluşturulmuş kaynaklardır.

Veri analizi: Araştırmada elde edilen verilerin düzenlenip, tasnif edilerek analize uygun hale getirildiği, istatistiksel ve içeriksel analizlerin uygulandığı, ve sonuçların yorumlandığı aşamadır. Araştırmacı bu aşamada elde ettiği verilerin analiz etmeye çalışır. Verilerin analiz edilmesi sürecinde araştırmacı, daha önceden sorduğu soruların yanıtını bulmayı amaçlar. Nicel araştırmalarda araştırmacı örneklem grubundan elde ettiği verileri mümkün olduğunca araştırma evrenine genellemeye çalışır.

Bulguların yorumlanması ve raporlandırılması: Bilimin gelişmesi ancak literatüre yapılabilecek katkılarla mümkündür. Bu katkı, elde edilen yeni bilimsel bilgilerin ilgili alandaki kişi ve kurumlara sunulmasıyla yani raporlandırılıp yayınlanmasıyla olabilir. Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara “bulgu” adı verilir. Bulgu, ham verilerin işlenmesi, çözümlenmesi ve yorumlanması ile elde edilir. Bu yönü ile bulgu, belli bir araştırma sonunda elde edilen değerli bir Ürün olarak ifade edilebilir. Son olarak araştırma bulgularına dayalı olarak, kurama, uygulamaya ve yönteme dair çıkarsamalar yapılır, sınırlılıklardan bahsedilir ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulur.

Bilimsel Araştırma Yöntemi ne demektir ve bir yönteme bağlı olarak araştırma yapmanın gerekliliği nedir ?

Herhangi bir bilimsel faaliyetin temel amacı, henüz bilinmeyen veya tam olarak anlaşılmamış olay ve olguların bilimsel yöntemlerle araştırılmasıdır. Farklı araştırma yöntemleri olsa da fen bilimlerinde “açıklama’ ya yönelik deneysel, sosyal bilimlerde “anlama” ve “karşılaştırma” lar yapmak amaçlanır.” Bilimsel araştırma yöntemi, bilim insanlarının bilgi üretmek ve değerlendirmek için kullandığı fikirler, kurallar, teknik ve yaklaşımlardır.” Söz konusu yaklaşımda bilim, önsel bilgi ve varsayımlarla bir problemin çözümü için çeşitli yaklaşımlar geliştirir. Geliştirilen bu yaklaşımlar “bilimsel yöntem” olarak ifade edilir. Bilimin alternatifi “dogma” ve “salt ussallık “tır: dogma ve ussallık otoriteye dayalıdır. Bilim ise dogma ve ussallığın otoritesine değil tekrarlanabilir ve güvenilir bilimsel yönteme dayalıdır. Bilimsel yönteme o lan ihtiyaç bilgilerin kesinliği ve güvenilirliğinden şüphe edilmesiyle ve geçerliliklerinin sorgulanmasıyla başlar. Bilginin doğruluğuna güvensizlik ya ölçütlerin bütünüyle geçersiz olması ve kesin olmaması ya da ölçütlerin yetersizliği nedeniyle elde edilen şeyin “bilgi” olma koşulunu yerine getirmede yetersiz kalması nedeniyle yönteme ihtiyacı ortaya çıkarır. Yöntem, bilimsel bilginin elde edilmesi sürecinde, araştırmacılara araştırmanın nasıl yapılması gerektiğini gösteren yol haritasıdır. Bilimsel yöntem, “bilim üretmenin yönü”. “kanıtlanmış bilgi elde etmek için izlenen yol”. “uygulandığında bilime katkı getireceğine güvenilen süreç ve problem çözmek için izlenen güvenilir prosedürlerdir. Bilimsel yöntem, bilgi üretme sürecinde kullanılan kurallar, ilkeler, teknik ve yaklaşımların tümüdür. Evrene bakmanın ve onu incelemenin, doğru bilgiye hangi teorik bakış açısıyla ve hangi yolla ulaşılacağını, olgu ve olayların nasıl olacağını, gözlem, deney ve test yoluyla elde edilen verilerin ne şekilde analiz edileceğini ve yorumlanacağını belirleyen bilimsel kuralların tümüdür.

Modern bilim, nesnel ve mantıksal akıl yürütmeye dayalı evrenin doğal işleyiş yasalarını belirlemek için bir dizi temel prosedürü ve yöntemi izler. İzlenen bu prosedürler” bilimsel yöntem” lerdir. Bilimsel yöntem, bir amacın gerçekleştirilmesi, bir hedefe ulaşabilmesi için izlenen yol ve takip edilen stratejiler, araştırma sürecini ifade eder. Bilimsel yöntem, bilimsel faaliyetin sonuçlandırmak için ne tür araç ve yöntemler kullanılması gerektiği konusunda geliştirilen bilgilerin sistemli ve düzenli olarak ifade edildiği kavramsal çerçevedir. Bilimsel yöntemin temel özelliği benzer araştırmalar için tekrarlanabilir olmasıdır. Yöntem bilgiye nasıl ulaşacağını gösterir ve düşünen Özneyi, gerçekliğe ulaştıran zihinsel ve işlemsel süreçlerdir. Bilen özneyi, gerçeğin neliğine götüren pek çok yol olabilir fakat her disiplinin kendine göre geliştirdiği “yöntem” bunların en kestirme olanıdır.

Bilimsel yöntem, evrendeki olgu ve olayların gözlemlenmesini, tutarlı ancak kesin olmayan hipotezlerin geliştirilmesini, bunların test edilmesini içeren yönteme dayalı bir süreci ifade eder. Herhangi bir zihinsel faaliyeti diğerlerinden ayıran ve onu bilimsel yapan kullanılan yöntemlerdir. Araştırmanın sonuçlarının güvenilirliği kullanılan yöntemin doğruluğuyla yakından ilgilidir. Bilimsel yöntemle, gerçek dünyada yapılan tekil gözlemler (veriler) bir araya getirilir ve bu gözlemler sonucunda soyut düşünceler dünyasında akıl yoluyla hipotezler üretilir. Daha sonra bu hipotezlerden çıkarılan mantıksal sonuçlar, gerçek dünyadan yapılan gözlemlerle karşılaştırılarak bir hipotez red veya kabul edilir.

Bilimsel yaklaşım, bulguların deneysel gerekçesini göstermek için çeşitli yöntemler kullanır. Olgular arasındaki uygunluk veya benzerlikler bulunur. evrende olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan hakkında düşünceleri sürülür. Bilimsel amaçla yürütülen çalışmaların nasıl yapılacağı bilimsel yöntem ile gösterilir. Bilimsel yöntem, insan bilgisinde sınır olmadığını ve her zaman öğrenilebilecek bir şeyler olduğunu gösterir. Bu sayede doğa ve onun içinde olup bitenler bir “sır”, “mit” veya “efsane” olmaktan çıkarak, akla mantığa, sağduyuya ve daha ö nemlisi doğruya ve gerçeğe uygun hale gelir. Bilimsel yöntem, yaratıcı düşüncenin olgulara dayanılarak sistematik biçimde problem çözme sürecinin vazgeçilmez aracıdır. Araştırma, bilimsel gelişmenin en ö nemli yönüdür. Bununla birlikte bilimsel araştırma doğrulara ulaşmanın tek yolu değildir. Gerçeğe ulaşmak bazen bir sezgi, kavrayış ve yaratıcılık işi olabildiği kadar, rastlantılara da bağlı olabilir. Nitekim rastlantı sonucu bulunmuş birçok yenilik, icat veya buluş vardır. Fakat bilimin gelişmesi rastlantılara ve tesadüflere bırakılamaz. Bilim ancak doğru veya bilimsel düşünmenin yasalarını kullanarak ve yöntem çerçevesinde araştırma yap arak gelişebilir. Bilim insanı bilimsel faaliyet sürecinde çeşitli sorular sorar ve bu soruların cevabını bulmak için bilimsel yöntem kullanır.” Problemlere güvenilir çözümler bulmak ancak yöntem sayesinde olabilir. Sosyal bilimlerde özellikle pozitivizm çerçevesinde ileri sürülen bilimsel yöntemin ilkeleri şunlardır:

Olgusallık: Bilimsel yöntem somut, gözlemlenebilen ve test edilebilen olgularla yapılır.

Uygun tekniğin seçimi: Araştırma konusuna en uygun araştırma teknesinin kullanılmasıdır.

Nesnellik: Araştırmacının, bilimsel araştırma sürecinin tüm aşamalarında tarafsız davranmasıdır.

Teorik bakış açısı: Bilimsel yöntemin belli bir teorik bakış açısına göre seçilmesidir.

Etik ilkeler: Araştırma sürecince etik değerlere bağlı kalmaktır.

Her bilim dalının amacı kendi alanına giren konuları açıklamadır. Gözlem ve deney yolundan gidilerek olgular saptanır; saptanan olguların açıklanması ise mantıksal bir işlemdir. Bilim amacın gerçekleştirilmesi sürecinde, olguları betimleme ve açıklama olayları ise anlama yoluna başvurur. Bilimin kendine özgü temel özelliği deneysel olması, diğer ö nemli yönü ise kurduğu yöntemlerle sadece nasıl bulgulara ulaşıldığı değil, aynı zamanda diğer bilim insanlarının bunları tekrar edebilmesine olanak vermesidir. Diğer bilim insanları bulguların doğru olup olmadığını anlamak için benzer ya da diğer materyallerle kontrol edilmesine imkan tanır ve böylece sonuçları test eder. Sosyal bilimlerde yöntem irdelenirken önemli olan nokta hangi yöntemin kullanıldığından çok, elde edilen bulgular ve bulguların yorumlanması konusunda gösterilen titizliktir.

Bilimsel yöntem temel olarak, bilimsel düşünce yöntem ve bilimsel araştırma yöntemi olarak iki gruba ayrılabilir. Bilim hem saf akla hem de araştırmaya dayanır. Düşünce anlamında bilimsel yöntem, bireyin akıl yürütme ve davranış biçimiyle ilgilidir. Olaylara dayanma, tarafsızlık, dogmatizmi reddetme, eleştiriye açık olma ve yanılma olasılığını kabul etme, bilimsel düşünce yönteminin temel özellikleridir. Bilimsel düşünme her zaman yöntemli bir düşünmedir. Bilimin temel özelliği deneysel olması ve kurduğu yöntemlerle sadece nasıl bulgulara ulaşıldığı değil, aynı zamanda diğer bilim insanlarının da bunlar tekrar edebilmesine olanak sağlamasıdır.

Bilimsel Araştırmalarda Yöntem Belirleme Ölçütleri

( Nicel, Nitel ve Karma araştırma yöntemleri itibariyle açıklanması )

Bilimsel Araştırmalarda Yöntem Belirleme Ölçütleri

Bilimsel araştırma yöntemi nicel, nitel ve karma yöntem olarak kurgulanabilir. Bir araştırmanın nicel veya nitel olarak tasarlanmasıyla ilgili olarak önceden belirlenmiş katı bir kural veya hazır reçete yoktur; ancak araştırmacıların araştırmalarını nasıl yapacaklarına ve hangi yöntemi kullanacaklarına ilişkin bazı varsayımları olabilir. O nedenle bilimsel araştırmaların belli yöntemlere göre yapılması gerektiği şeklinde genel bir kanaat bulunmaktadır. Bununla birlikte bir araştırma yapılmaya karar verilince hangi yöntemin benimseneceği temel bir sorun olarak araştırmacının karşısına çıkar. Yöntem belirlemenin önemi konusunda “usul vusuldan önce gelir” (yöntem içerikten öncedir) veya “usul esasa mukaddemdir” şeklindeki aynı anlama gelen Osmanlıca ifade yöntemin yerini ve önemini göstermek bakımından önemlidir.

İster teoriden ve tümden gelim mantığından hareket eden nicel, ister teoriye ulaşmak için tümevarım mantığını kullanan nitel araştırmada olsun, her iki durumda da araştırmacının kafasında sorunsallaştırdığı bir “araştırma problemi” vardır. Bir araştırma tasarlarken, ne tür bir yöntem kullanılmalıdır? Sorunun cevabı, araştırmanın problemine ve amacına bakılarak verilebilir. Diğer bir belirleyici ise o konuda birikmiş bilgi düzeyidir. Yeterince betimsel ve korelasyonel bulgu birikmiş ise, tutarlı izahlara ulaşılabiliyorsa deneysel araştırmalar (bağımlı değişken, bağımsız değişken ve kontrol değişkeni üçgeni içerisinde gerçekleşen araştırmalar) yapmak doğru bir tercih olabilir. Psikoloji alanında, insan davranışları üzerine araştırma yapılacak ise önce betimsel/keşifsel bir araştırma, sonra korelasyonel araştırma yapmak doğru tercih olabilir.

Yöntem Seçim Ölçütleri:

Nicel yöntem ve tercih gerekçesi:

Hipotez ve/veya ölçülebilir soru cümleleri/amaçlar, spesifik, ölçülebilir ve test edilmeye uygun ise,

Nedensel (deterministik) ilişki araştırılmak isteniyorsa ve bağımsız değişkenin manipüle edilerek bağımlı değişken üzerindeki etkisi gözlenebiliyor ise,

Araştırma sonuçlarının başka ortamlara genellemesi isteniyor ve bulguların istatiktiksel genellemesi mümkün ise,

Araştırma geniş bir çalışma evreninde veri toplanıp sonuçları bir evrene genellemesi isteniyor ise,

“Ne kadar”, “Ne miktarda”, “ Ne derecede”, “Ne ölçüde” gibi sayılabilir ölçütler esas alınması tercih ediliyor ise,

Sayısal verilere ihtiyaç duyuluyor. Birincil ve sayısal verilerle çalışmanın yürütülmesi tercih ediliyor ise,

Olay ve olgu açıklamak isteniyor, açıklamaya önem veriliyor ise,

Araştırmada ilgilenilen olgunun belirli andaki fotoğrafını çekmek mi, anlık durumu saptamak isteniyor ise,

Araştırmada araştırmacının rolü olayı dışarıdan gözlemlemekle sınırlandırılıyor, araştırmacı araştırmada aktif bir aktör olarak yer almayacak ise,

Araştırma konusuna ilişkin deneysel ya da teorik bilgi düzeyi yeterli, daha önce bu konuda ilgili çalışmalar yapılmış? Yeterince teorik bilgi birikimi var ise.

Nitel yöntem ve tercih gerekçesi:

Araştırma problemi ölçülebilir değil, sorgulamaya uygun durum sayılarla değil sözcüklerle ifade edilmeye uygun ise,

Nedensel (deterministik) ilişki araştırılmak isteniyorsa ve bağımsız değişkenin manipüle edilerek bağımlı değişken üzerindeki etkisi gözlenemiyor ise,

Araştırma sonuçlarının başka ortamlara genellemesi değil, ancak analitik genelleme mümkün ise,

Araştırma dar bir çalışma evreninde veri toplanıp sonuçları analitik genellemeyle yetiniliyor ise,

“Ne kadar”, “Ne miktarda”, “ Ne derecede”, “Ne ölçüde” değil, “Niçin”, “Neden” sorularının cevabı aranıyor ise,

Sözel verilere ihtiyaç duyuluyor. Gözlem, görüşme, mülakat gibi birincil verilerin yanında belgesel kaynak tarama gibi ikincil veriler kullanılmak isteniyor ise,

Olay ve olguları anlamak isteniyor, anlamaya önem veriliyor ise,

Araştırmada ilgilenilen olgunun belirli bir andaki durumunu saptamak değil, olayın nasıl meydana geldiği amaçlanıyor ise,

Araştırmada araştırmacının rolü olayı içeriden gözlemlemek, sürece dahil olmak istiyor, araştırmacı örnekleme (bağlama) girenlere etkileşime girecek ve araştırmacı aktif bir aktör olarak yer alacak ise,

Araştırma konusuna ilişkin deneysel ya da teorik bilgi düzeyi yeterli değil, yeterince teorik bilgi birikimi yok ise.

Karma Yöntem ve Tercih Gerekçesi:

Yukarıda nitel ve nicel araştırma gerekçelerinden bir veya bir kaçından birlikte yararlanılmak isteniyor ise, karma araştırma yöntemi tercih edilmelidir.

KAYNAKÇA

Tutar,H. Ve Erdem, A.T. (2020), Örnekleriyle Bilimsel Araştırma Yöntemleri ve SPSS Uygulamaları, 65-73

Abone Ol 

Kadir Küçük

Site Yöneticisi ve Kurucusu I Araştırmacı I Yazar I Şair I Web Site Mimarı

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
×

Hello!

Click one of our contacts below to chat on WhatsApp

× Size nasıl yardımcı olabilirim ?
%d blogcu bunu beğendi: